Eindexamen Turks vwo 2018, tijdvak 1: vragen en antwoorden
Alle vragen met het antwoord uit het correctievoorschrift. Opgaven: Tekst 1 Edebiyatı Sevdiren Öğretmenlerim, Tekst 2 Bir Mezuniyet Konuşması, Tekst 3 Sinekler ve İnsanlar, Tekst 5 Orhan Pamuk - Kara Kitap, Tekst 6 Clarissa P. Estes’ten…, Tekst 7 Bitkisel ilaçlar, Tekst 8 Kleopatra, Tekst 9 Atlı Okçuluk, Tekst 10 Estetik Diş Hekimliği.
Het centraal examen Turks vwo 2018, tijdvak 1 loopt tot vraag 44. Van 39 vragen staat het onderwerp in de vragenbank. Alle vragen vallen onder lezen. De opgaven en het correctievoorschrift staan op examenblad.nl. Met ToetsChecker maakt een klas het examen op papier en doet het AI-model per vraag een nakijkvoorstel met feedback, dat de docent controleert en vrijgeeft.
Onderwerpen in dit examen
Alle ingedeelde vragen van dit examen vallen onder lezen. Bij dit vak toetst het centraal examen één vaardigheid; de verschillen zitten in de teksten en de vraagsoorten.
Opgaven en correctievoorschrift
De documenten staan op examenblad.nl, de officiële site van het College voor Toetsen en Examens. ToetsChecker haalt ze daar op als je het examen in de vragenbank kiest.
Oefenen als leerling
Een oud examen maken is de beste voorbereiding, maar zonder nakijken weet je niet waar je punten verliest. Met ToetsChecker maak je het examen Turks vwo 2018, tijdvak 1 op papier, net als het echte examen, of online als je docent het digitaal klaarzet. Het AI-model kijkt het na volgens het officiële correctievoorschrift. Zodra je docent het resultaat vrijgeeft, zie je per vraag wat goed was en wat er ontbrak.
Nakijken als docent
Start gratis vanaf deze pagina
Maak een gratis account vanaf deze pagina, dan staat het examen Turks vwo 2018, tijdvak 1 meteen voor je klaar als correctiemodel, met alle vragen en het correctievoorschrift. Dat kost geen credits.
Laat de klas het examen maken
Op papier, zoals het echte examen: je scant de stapel in één keer of mailt de scan naar je scanadres. Of online, als digitale toetsafname met toezicht; de opgavetekst staat dan als bron bij elke vraag. Afbeeldingen uit het examen gaan niet mee, die staan in de PDF van de opgaven.
Geef de resultaten vrij
Het AI-model kijkt elk examen na volgens het correctievoorschrift en schrijft feedback per vraag. Bij een oefenexamen geef je alles in één keer vrij; bij een toets die meetelt loop je het voorstel eerst na. De leerling ziet het resultaat pas na jouw vrijgave.
ToetsChecker is geen examensite: je kijkt er ook je eigen SO's, proefwerken, praktische opdrachten en verslagen mee na, handgeschreven of digitaal, met jouw correctiemodel en feedback per vraag. Een gratis account heeft alle functies en 200 credits per maand, genoeg om ongeveer 100 toetsen te laten nakijken. Maak een gratis account of lees eerst hoe het nakijken werkt.
Vragen en antwoorden
Hieronder staan de opgaven en vragen van het examen Turks vwo 2018, tijdvak 1. Onder elke vraag klap je het antwoord uit het correctievoorschrift open. Probeer de vraag eerst zelf.
Tekst 1 Edebiyatı Sevdiren Öğretmenlerim
Edebiyatı Sevdiren Öğretmenlerim
(1) Beni edebiyata yönlendiren ve gerçekten bana bu anlamda bir ömür vermiş olan öğretmenlerimden söz ederek başlamak isterim. Bugünlerde hâlâ ilkokul birinci sınıflarda okuma bayramları yapılıyor ve çocuklara kurdeleler takılıyor mu, bilmiyorum. Ama 1950’li yıllarda, Cihangir İlkokulu’nun birinci sınıfında herkes Ekim ayında okumayı sökmüştü ve yalnızca iki öğrenciye kurdele takılmamıştı. Bunlardan biri bendim, diğeri de Erdal adında bir arkadaşım. Ben dönemin ikinci yarısında, Mart ayının sonlarına doğru okumayı söktüm.
(2) Annemin alfabeyi öğrenmeme yönelik çabasından dolayı, ilk öğretmenim annemdi, diyebilirim. İkinci öğretmenimse büyük bir yazar, Reşat Nuri Güntekin. İlkokul üçüncü sınıf kitabımızda, Reşat Nuri Güntekin’in ‘Kirazlar’ adlı bir öyküsü vardı. Bu öykü, beni çıldırasıya etkilemiş çok acı bir öyküdür, ama insanın gönül eğitiminde derin yeri olacak ve niteliğini hep koruyan bir öyküdür.
(3) O öyküyü okuduktan sonra yalnızca ders kitaplarını değil, annemin ve babamın bana almış oldukları, aralarında Küçük Prens’in de olduğu, eve gelen tüm kitapları, çocuk romanlarını, bazı çeviri romanları okumayı, onları sevmeyi ve onların peşini hiç bırakmamayı Reşat Nuri’nin ‘Kirazlar’ öyküsüne borçluyum. O kadar etkisi altında kalmışım ki, yıllar sonra ben de bir öykü yazmaya çalıştım. Tabi onunkinin yanında benimki son derece basit ve istediğim niteliğe erişememiş bir öykü oldu. Aradan geçen bunca yıldan sonra, Kirazlar’a gönül borcumu hiç ödeyememiş olduğumu düşünüyorum.
(4) Galatasaray Lisesi hazırlık sınıfındaki resim hocamız Şükrü Balaban Bey, olağanüstü incelikleri olan bir insandı. Yaptığım resimler kötüydü, ama bana karşı inanılmaz bir sevgisi vardı. O dönemde kitaplara o kadar tutkundum ki, ders aralarında beni her gördüğünde Galatasaray Lisesi’nin alaca koridorlarında, pencere kenarında oturup kitap okuyordum.
(5) Şükrü Balaban, bir gün yine beni kitap okurken gördü ve ne okumayı sevdiğimi sordu. Meğer benim o edebiyat tutkum resim hocamızda da varmış, benden çok daha fazla kitap okurmuş. Benim resim notlarım hep 4-5 civarında seyrederken, ilk ‘resmimle’ 10’a çıktı. Bu tabi bir öğretmenin öğrenciye yapabileceği en anlamlı şeylerden biriydi benim için. “Evet, resim yapamıyorsun, ama edebiyat yapabiliyorsun,” derdi. Bu sözü işitmeseydim, belki bugün burada konuşmacı olarak bulunamazdım.
(6) Şükrü Hoca’mız üşenmeyip, saatlerce benimle Hüseyin Rahmi konuşmuştu; onu çok severmiş. Bir gün, “Nimetşinas romanının sadece girişini oku, bakalım bırakabilecek misin?” demişti. O günden sonra, Şükrü Hoca’ya borçlu olduğum bir Hüseyin Rahmi Gürpınar hayranlığım başladı. Böylesi buluşmalar benim kuşağımdaki gençler için önemliydi. Çünkü o zamanlar ne yazık ki, çocuk ve gençlik edebiyatı eserleri çok azdı; olanların çoğu da çeviri kitaplardı.
(7) Galatasaray Lisesi’nde Fransızca kompozisyondan kaldığımda yolum Atatürk Erkek Lisesi’ne düştü. Orada, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenim Bakiye Ramazanoğlu hem öğretmen hem de insan olarak olağanüstü biriydi. Bakiye Hanım, dar müfredatın içinde kalmamanın mutlaka bir yolunu bulurdu. O zamanlar pek rastlanan bir şey değildi bu.
(8) 1965 yılıydı. Varlık Yayınları, o ders yılının başında ‘Sait Faik - Bütün Eserleri’ni yayımladı ve böylece, ‘Bütün Eserleri’ lafı da yayıncılığımızda ilk kez kullanıldı. Bazı çağdaş Türk yazarları bu şekilde okumuştum: Oktay Akbal, Nezihe Meriç… Hikâye sanatından pek çok yazarı okuyordum. Sabahattin Ali ve Sait Faik’in adını çok duyardık, ama malum sebeplerle kitapları yoktu ortada. Bakiye Hanım, bize derste ‘Mahalle Kahvesi’ni okumuştu. Sonra da iyi bir eğitimci olarak, çocuğu konuşturabilecek, kitabı yorumlatabilecek nitelikteki sorularla hikâyeyi çözümlemeye çalıştı.
(9) Tefrika roman geleneği sürüyor, ben sürekli yazıyordum. Ama benim yayıncılara götürdüğüm hiçbir şeye olumlu yanıt gelmiyordu. Yine de yazmanın umut veren bir yanı hep vardı. 1967’de Fransızca hocamız Vedat Günyol’un çıkardığı Yeni Ufuklar dergisinde ilk yazım yayımlandı. O gün artık kendimi dünyanın en önemli yazarları arasında görmüştüm.
(10) Lise son sınıfta hayatıma giren bir başka öğretmen Rauf Mutluay, edebiyatımızın değerli eleştirmenlerinden biriydi. Dünyanın en önemli yazarı olmanın hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir şey olduğunu anlatırdı.
50 yıl öncesine baktığımda, o zamanlar pek çok görüşümüzün çatıştığını hatırlıyorum. Ben Kafka’yı severdim, o sevmezdi. Hiçbir zaman anlaşamadık, anlaşamadan da ayrıldık. Ama dostluğu ve bana olan desteği hep çok önemliydi.
(11) Son olarak sözünü etmek istediğim hocam, Behçet Necatigil’dir. Kapısında heyecanla dikildiğim ilk günden itibaren Necatigil’in yanında çırak olmaya hak kazandım; o ölünceye kadar da devam ettim. Ruhen, aklen ve kendi meslek alanımda eğitilmem için bana çok yararlı olmuştur. Bana edebiyatı en çok sevdirenlerin başındaydı; çünkü o biraz unutulmuş yazarlara düşkündü. Onun hatırlatmalarıyla, o isimleri okumasaydım, güncelle sınırlı kalabilirdim. Bugün, iyi kötü edebiyatın geçmişine ait bir bilgi birikimim varsa, bunların hepsini Necatigil’den edindim.
bron: Keçi Dergisi
Vraag 1 1 punt
Welke twee zijn dat?
Bekijk het antwoord
Opmerking Het scorepunt alleen toekennen wanneer beide antwoorden juist zijn.
Vraag 2 1 punt
Üçüncü paragrafta geçen ‘gönül borcu’ ifadesinde hangi anlatım şekli kullanılmıştır?
Bekijk het antwoord
Antwoord: C
Vraag 3 1 punt
Parçaya göre Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ‘Nimetşinas’ eserinin en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir? eserin
Bekijk het antwoord
Antwoord: C
Vraag 4 2 punten
Welke twee taalvaardigheden ontwikkelde Bakiye Ramazanoğlu bij haar leerlingen door buiten het studieprogramma om les te geven?
Bekijk het antwoord
- spreekvaardigheid (1)
- leesvaardigheid (tekstbegrip/tekst analyseren/commentaar geven/tekst(boek) beoordelen) (1)
Vraag 5 1 punt
Schrijf de eerste twee en de laatste twee woorden op van deze zin.
Bekijk het antwoord
- O gün ... arasında görmüştüm. (1)
Tekst 2 Bir Mezuniyet Konuşması
Bir Mezuniyet Konuşması
(1) 12 Haziran 2005 tarihinde Stanford Üniversitesi’nin Mezuniyet Günü’nde Apple Şirketi’nin kurucusu Steve Jobs bir konuşma yapmış. Değerli bir eğitimci dostum bu konuşmanın videosunu bana gönderince, çok etkilendim ve bu mezuniyet konuşmasını Türkçe’ye çevirerek sizlerle paylaşmaya karar verdim. Konuşmada üç temel fikir var ve her hafta bir ana düşünceyi vermek istiyorum. İlki aşağıda:
(2) “Dünyanın sayılı üniversitelerinden birine Mezuniyet konuşması için çağrılmış olmaktan onurlandım. Ben üniversiteden mezun olmadım. Doğruyu söylemek gerekirse, üniversite mezuniyetine yakın bulunduğum an şu andır. Bugün yaşamımdan size üç öykü anlatacağım. Hepsi bu kadar. Büyük bir yanı yok. Yalnız üç öykü.
(3) İlk altı aydan sonra Reed Üniversitesi’nde derslere gitmekten vazgeçtim; ama okula gitmekten tamamıyla vazgeçmeden önce 18 ay falan okulda dolaştım. Peki, neden okula gitmekten vazgeçtim? Bu öykü ben doğmadan önce başladı. Benim biyolojik annem evli olmayan genç bir lisansüstü öğrencisi imiş ve beni evlatlık vermek istemiş. Ama beni evlatlık alacak insanların üniversite mezunu olmalarına çok önem veriyormuş, böylece hukuk fakültesi mezunu bir adamı ve onun karısını ayarlamışlar. Ne var ki ben doğduğum zaman oğlan olduğumu görünce bu karı koca son anda ilk kararlarından vazgeçmişler ve bir kız çocuğu evlatlık edinmek istediklerini anlamışlar. Bir bekleme listesinde adları olduğu için gece yarısı bir telefon gelip, “Beklenmedik bir oğlan bebeğimiz var, evlatlık almak ister misiniz?” diye kendilerine sorulduğunda, şimdiki annem ve babam “Tabii,” demişler. Biyolojik annem evlatlık alan annemin üniversiteden mezun olmadığını ve babamın liseye bile gitmediğini daha sonra öğrenmiş. Bunun üzerine evlatlık verme evraklarını imzalamak istememiş. Annem ve babam beni mutlaka üniversiteye göndereceklerine söz verince birkaç ay sonra evrakları imzalamaya razı olmuş.
(4) Ve 17 yıl sonra ben üniversiteye başladım. Ama farkına varmadan hemen hemen Stanford kadar pahalı bir üniversite seçtim ve işçi olarak çalışan annem ve babamın bütün birikimleri benim eğitim masrafım için erimeye başladı. Altı ay sonra bu eğitimin bana yararını göremedim. Hayatımla ilgili olarak ne yapacağımı bilmiyordum ve bu eğitimin bana nasıl bir yararı olacağını da göremiyordum. Ve şimdi burada annemin ve babamın hayat boyu biriktirdikleri bütün parayı harcıyordum. Okuldan ayrılmaya karar verdim; eğitim olmadan da yaşamımın şu veya bu şekilde bir düzen bulacağına inanmak istiyordum. O an benim için çok korku verici bir karardı, ama geri dönüp baktığımda hayatımda verdiğim kararların en iyilerinden biri olarak görüyorum. Okuldan ayrılmaya karar verince
mecburi derslere gitmekten vazgeçtim ve benim ilgimi çeken derslere girmeye başladım.
(5) Her şey öyle pek romantik değildi. Okuldaki yurtta kalacak bir odam yoktu, o nedenle arkadaşların odalarında yerde uyudum, kola şişelerini geri verdiğim zaman aldığım beş sentleri biriktirerek yiyecek aldım ve her Pazar 10 kilometre kadar yürüyerek kasabanın öbür tarafındaki Hare Krishna Tapınağı’na yürüyüp sıcak bir yemek yiyerek karnımı doyurdum. Hayatı çok sevdim. Kendi merakımı ve sezgimi izleyerek edindiğim bilgiler daha sonra paha biçilmez değer kazandılar.
(6) Mesela; Reed Üniversitesi o zamanlar ülkedeki en iyi güzel el yazması dersleri veriyordu. Üniversite yerleşkesinin her yerindeki afişler, çekmecelerdeki etiketler el yazmasıydı ve çok güzeldi. Diploma almaktan vazgeçtiğim ve kendimi özgür hissettiğim için böyle bir güzel el yazısı sınıfına yazılmak ve öğrenmek istedim. Matbaa harflerinin türlerini ve alt üst çizgilerini öğrendim, değişik harf grupları arasında verilmesi gereken boşlukları çalıştım ve güzel bir el yazmasının nasıl yaratıldığını anlamaya başladım. Çok güzeldi, tarihsel derinliği vardı, bilimin yakalamaktan aciz olduğu bir sanatsal inceliği vardı ve ben büyülenmiştim.
(7) Bunların hiç birinin yaşamımda hiçbir pratik uygulaması yoktu. Ama on yıl sonra, ilk Macintosh bilgisayarımızı tasarlarken, bütün öğrendiklerim işe yaradı. Ve bütün bildiklerimi Mac’e koyabildik. Çok güzel harflerle donatılmış ilk bilgisayardı. Ben o kursa gitmemiş olsaydım Macintosh, o güzel harflerle donatılmamış olacaktı. Ve Windows Mac’i aynen kopya ettiğinden, belki hiçbir bilgisayarda bu güzel harfler olmayacaktı. O güzel el yazması kursunu almamış olsaydım, bugünkü bilgisayarlar bu güzel yazı tiplerine ve puntolara ve yazış tarzlarına sahip olmayabilirlerdi. Üniversitede iken ileriye bakarak noktaları birleştirmem mümkün değildi. Ama on yıl sonra geriye bakınca noktaların nasıl birleştiğini çok açık seçik görebiliyordum.
(8) Evet, noktaları ileriye bakarak değil, ancak geriye bakarak birleştirebilirsiniz. O nedenle gelecekte noktaların şu veya bu şekilde birbiriyle birleşeceğine inanmanız gerekir. Bir şeye - hissinize, kadere, yaşama, karmaya - her ne ise, bir şeye inanmanız gerekir. Bu yaklaşım beni hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmadı ve yaşamımda çok olumlu adımlar atmama yaradı.”
bron: dogancuceloglu.net
Vraag 6 1 punt
Schrijf de reden op.
Bekijk het antwoord
- De kern van het juiste antwoord is: omdat hij een jongen (geen meisje) was / omdat de familie een meisje (geen jongen) wilde (1)
Vraag 7 1 punt
Metne göre aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur? Steve Jobs
Bekijk het antwoord
Antwoord: D
Vraag 8 1 punt
Beşinci ve altıncı paragrafın ortak özelliği nedir?
Bekijk het antwoord
Antwoord: C
Vraag 9 1 punt
Waardoor is Steve Jobs gefascineerd volgens alinea 6? Je moet in het Turks antwoorden.
Bekijk het antwoord
- De kern van het juiste antwoord is: Güzel yazı yazma sanatı/güzel el yazısı (1)
Vraag 10 1 punt
Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu yazının bir özetidir?
Bekijk het antwoord
Antwoord: D
Vraag 11 1 punt
Son paragrafta öne çıkan duygu nedir?
Bekijk het antwoord
Antwoord: D
Tekst 3 Sinekler ve İnsanlar
Sinekler ve İnsanlar
(1) Bundan 7-8 yıl önce, zamanın Alaska valisi, ABD başkan yardımcılığına aday gösterilmişti ve çeşitli vatandaş gruplarıyla görüşüp onlardan oy istiyordu. Otizmli çocukların aileleriyle konuşurken, bilimden hiç anlamadığını iyice gözümüze sokmak için olsa gerek, sineklerle yapılan deneylerle dalga geçti. Otizme sebep olan genlerden birinin, sineklerde yapılan araştırmalarla bulunduğuna bilim insanları hemen işaret etti. Ama tabii politikacılar kadar mühim olmadıklarından bu durum pek dikkat çekmedi. Neyse ki vali, yarışı başka sebeplerden kaybetti de biz de bir soluk aldık.
(2) Sinek deyip geçmeyin, bu canlının (Drosophila melanogaster) birkaç Nobeli var. Meselâ kromozomların kalıtımdaki rolünü, sineklerin kırmızı gözlerini etkileyen, ‘white’ adlı gendeki bir mutasyon sayesinde biliyoruz. Bu mutasyonu taşıyan sineklerin gözleri beyaz renkli oluyor. Ünlü Amerikalı biyolog Thomas Hunt Morgan, nesil nesil yetiştirdiği sineklerin göz renklerini izleyerek kromozomların nasıl işlediğini 1925 yılında ortaya çıkardı. Bu keşif sayesinde 1933 yılında Nobel ödülü aldı.
(3) Sonraki elli yılda sineklerle kalıtımın araştırılmasına yarayan birçok yöntem geliştirildi: Artık sinekler Röntgen ışınlarıyla mutasyonlara uğratılabiliyor, bir genin veya mutasyonun kromozomdaki yeri saptanabiliyor, ölümcül mutasyon taşıyan sinekler bile laboratuvarda rahatlıkla uzun süre yetiştirilip kullanılabiliyor, hattâ yarı olağan, yarı mutant hayvanlar üretilip incelenebiliyordu. Üstelik sinekler küçük, ucuz ve çok çabuk üreyebilen hayvanlar olduklarından, binlerce sinekle yapılan araştırmalar bile kısa sürede tamamlanabiliyordu.
(4) Bu arada, 1915’te keşfedilen notch geni bozuk sineklerin beyinlerinin fazla büyük olduğu 1939’da anlaşıldı. O zaman, belki yalnızca kalıtım mekanizmaları değil, genlerin etkilediği başka biyolojik süreçler de sineklerle araştırılabilirdi. Hem de o sıralarda Caltech’ten Ed Lewis, mutant sinek üretmenin çok daha verimli bir yolunu bulmuştu: Etil metansulfonat (EMS) adlı bir madde, sineklere yedirildiğinde DNA’larına yapışarak mutasyonlara sebep oluyordu.
(5) Caltech’ten meslektaşı Seymour Benzer, EMS ile mutasyonlara uğrattığı sinekleri davranış araştırmalarında kullanarak beklenmedik bir başarı elde etti. Meselâ, vücut saatini düzenleyen genlerden ‘period’u keşfetti. Bugün, evrim süresince korunmuş bu gende arızası olan insanların uyku sorunları yaşadığını biliyoruz.
(6) Şimdi diyeceksiniz ki, iyi de, sineğin beyninde neler oluyor da bu davranış değişiklikleri meydana geliyor? İşin orasını da yavaş yavaş daha iyi anlamaya başlıyoruz. Kat be kat daha fazla hücre ve bağlantı içeren fare ve insan beyinlerine kıyasla sineklerin daha mütevazı beyni, elimizdeki yöntemlerle uğraşabileceğimiz bir ölçekte olduğundan şimdilik bir avantaj. Yıllardır biriken bilgilerle, tüm böceklerle birlikte sinek beyninin bölgeleri geçen yıl yeniden adlandırıldı, hattâ bazılarının sınırları yeniden çizildi.
(7) Üstelik elimizdeki kalıtsal yöntemleri de son yirmi yılda daha da geliştirdik. Artık istediğimiz proteini istediğimiz beyin hücresine ürettirebiliyor, bu sayede hücreleri aydınlatabiliyor, etkinleştirebiliyor, susturabiliyor, hattâ öldürebiliyoruz. İstediğimiz hücreyi, istediğimiz zaman! Bazı hücreleri yeşil yeşil, bazılarını ise aynı anda kırmızı kırmızı parlatabiliyoruz.
(8) Yani artık biz sinirbilimcilerin sinekleri tercih etmesi için daha da çok sebep var, üstelik bu saydıklarım bunların yalnızca birkaçı. Bütün bunlar sayesinde, farelerde ve insanlarda mümkün olsa dahi çok zaman alacak araştırmaları daha makul sürelerde tamamlayabiliyoruz. Sineklerde olumlu sonuç verip, gelecek vadeden genler, müdahaleler, tedaviler, insandaki uygulamalara bir adım daha yaklaşmış oluyor.
(9) Yine de birçok araştırmacı, gelecekteki uygulamaları çok da umursamadan, sırf meraktan yapıyor araştırmalarını. Unutmayalım ki sonradan işe yarayan birçok buluş, bu meraktan, beklenmedik yerlerden ortaya çıkıyor.
bron: Açık Bilim Dergisi
Vraag 12 1 punt
Parçaya göre Alaska valisinin bilimsel deneylere karşı tutumu nedir?
Bekijk het antwoord
Antwoord: A
Vraag 13 1 punt
Waarmee heeft Thomas Hunt Morgan de invloed van chromosomen op erfelijkheid achterhaald? Je moet in het Turks antwoorden.
Bekijk het antwoord
- De kern van het juiste antwoord is: ‘white’ adlı gendeki bir mutasyon/değişim (sayesinde) (1)
Vraag 14 1 punt
Ölümcül mutasyon taşıyan sineklere ne yapılmaktadır?
Bekijk het antwoord
Antwoord: D
Vraag 15 1 punt
Welke stof veroorzaakt mutaties bij vliegen? Je moet in het Turks antwoorden.
Bekijk het antwoord
- De kern van het juiste antwoord is: Etil metansulfonat (EMS) adlı bir madde (1)
Vraag 16 1 punt
Bilim adamları değişik hücreleri boyayarak nasıl bir sonuca varıyorlar?
Bekijk het antwoord
Antwoord: B
Vraag 17 1 punt
Wat hebben experimenten met vliegen tot nu toe opgeleverd voor de mensheid? Schrijf de eerste twee en de laatste twee woorden op van de zin waarin dat staat.
Bekijk het antwoord
- Sineklerde olumlu … yaklaşmış oluyor (1)
Tekst 5 Orhan Pamuk - Kara Kitap
Orhan Pamuk - Kara Kitap
(1) Orhan Pamuk 1952’de İstanbul’da doğdu. ‘Cevdet Bey ve Oğulları’, ‘Kara Kitap’ gibi eserlerinde anlattığına benzer bir ailede Nişantaşı’nda yetişti. İstanbul’u o kadar seviyordu ki onun için İstanbul dışında yaşayabileceği başka bir şehir, ülke ya da ev yoktu. Bu sevgi İstanbul şehrinin tarihini, adı sanı bilinmeyen sokaklarını, o kalabalığının içindeki yalnızlıklarını eserlerine ince bir ruhla yansıtmasına neden oldu. Liseyi Robert Koleji’nde bitiren Pamuk, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde üç yıl mimarlık okudu. 1976’da İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nü bitirdi. 1974’ten beri yazı yazmayı kendine iş edinen yazar zorluklarla yayımlattığı ilk romanı ‘Cevdet Bey ve Oğulları’ ile 1979’da Milliyet Yayınları Roman Yarışması’nı kazandı. 1982’de yeniden yayımlanan bu eseri 1983’te Orhan Kemal Roman Ödülü’nü de aldı. Aynı yıl basılan ‘Sessiz Ev’ ile 1984 ‘Madaralı Roman Ödülü’nü ve bu kitabın Fransa’da çıkan çevirisiyle de 1991 Prix de la Découverte Européenne’i (Avrupa Keşif Ödülü) kazandı.1985’te yayımlanan ‘Beyaz Kale’ ile The New York Times Book Review onun için “Doğu’da yeni bir yıldız yükseldi” cümlesini kullandı ve kitap belli başlı bütün Batı dillerine çevrildi.
(2) 1990’da yayımlanan ‘Kara Kitap’; zenginliği, karmaşıklığı ve gizemiyle çağdaş Türk Edebiyatı’nın üzerinde en çok okunan ve üzerinde en çok tartışılan romanlarından biri oldu. Orhan Pamuk, Ömer Kavur’un yönetmenliğini yaptığı ‘Gizli Yüz’ filminin senaryosunu 1992 yılında yazdı. 1994’te yayımlanan ‘Yeni Hayat’ da Türk Edebiyatı’nın en çok okunan romanları arasına girdi. 1998’de yayımlanan ‘Benim Adım Kırmızı’ ve 2002’de yayımlanan ‘Kar’ ile Orhan Pamuk yalnız Türkiye’de değil Avrupa ve Amerika’da da büyük ilgiyle okunan bir yazar oldu. ‘Cevdet Bey ve Oğulları’ Pamuk’un hem kendi ailesini hem de kurduğu hayal gücüyle yazdığı başka bir aileyi anlatan romanıydı. ‘Sessiz Ev’ kuşaklar arası bir köprü kurmaya çalıştığı ve her kahramanın aklından geçenleri tasvir etmesiyle yeni bir üslup oluşturduğu yine çok başarılı bir romanıydı. Bu iki romandan sonra ‘Beyaz Kale’ ise her ne kadar tarihi bir roman olarak nitelendirilse de gerçekte tarihi bir dönemi anlatmaktan çok efendi-köle, ben-öteki gibi düaliteler (ikilikler) çerçevesinde ‘kimlik’ ve ‘kendi olmak’ sorunsallarını kendine merkez alarak yazılmış bir romandı.
(3) Ve Kara Kitap... “Benim bütün kitaplarım, bir önceki kitabın içinden doğar” diyen Pamuk, Beyaz Kale’nin ve Kara Kitap’ın geleceğinin de habercisiydi. ‘Kara Kitap’ bir arayışın romanı olarak insanın salt kendi olabilmesinin neden mümkün olmadığına, bir aşkın insana neler yaptırabileceğine ve bir yazarın hayal gücünün ne denli sınırsız olabileceğine dair Orhan Pamuk’u bugünün en çok tartışılan, en çok okunan ve en çok eleştirilen yazarı yapmasında
büyük ve çok önemli bir yer tutuyordu. “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” cümlesiyle başlayan ‘Yeni Hayat’, okuduğu bir kitabın etkisiyle hayatını kitabın vaat ettiği hayatı bulmaya yönlendiren bir kahramanın lirik, sihirli ve dokunaklı hikayesiydi. ‘Benim Adım Kırmızı’ da, renkli bir anlatımla 16. yüzyılın nakkaşlarının yaşadığı sorunlara, sanata, hayata, evliliğe ve mutluluğa daha iyimser bir bakışla yazılmış bir romandı. Orhan Pamuk’un ‘Kar’ romanı kitabın içeriğinden çok yaptığı reklamlarla ve değindiği siyasi sorunlarla gündeme geldi ve haksız eleştirilere uğradı. Oysa ‘Kar’, Pamuk’un esas okuyucuları tarafından da bilindiği gibi yazarın diğer romanlarında gösterdiği karamsarlıktan uzak, hayata, aşka, siyasete ve kimliğe yine kendi içinde değindiği düalitelerle (ikiliklerle) farklı bir bakış açısını yansıttığı ve kendinin de hepimiz gibi değiştiğinin işaretlerini verdiği ilk romanıydı. Bir diğer eseri ‘İstanbul’ ise Pamuk’un çocukluğundan, gençliğine kadar uzanan hatıralarının İstanbul sokaklarından yanıp, yıkılan köşklerine ve hüznün kalbine bir yolculuk adeta...
(4) ‘Kara Kitap’ amcasının kızıyla evli olan avukat Galip, karısı (aynı zamanda kuzeni) Rüya ve Rüya’nın üvey ağabeyi Milliyet Gazetesi’nde köşe yazarı olan Celal Salik karakterlerinin üzerine kurulmuştur. Galip, Nişantaşı’nda dedeleri, nineleri, halaları, amcaları, amca çocukları ve birtakım akrabalarıyla birlikte büyümüş ve amcasının güzel kızı Rüya ile evlenmiştir. Galip, Rüya’nın ikinci kocasıdır. Kimi aile büyüklerinin düşüncelerine göre Galip, çocukluktan beri çok sevdiği Rüya ile evlenerek Rüya’yı o sefil hayatından kurtarmıştır. Galip ve Rüya, Rüya’nın üvey ağabeyi olan Celal Salik’e çocukluklarından beri hayranlık duymuşlar ve gazetedeki yazılarını her gün okuyarak büyümüşlerdir. Bir gün Galip eve gelir ve karısının on dokuz kelimelik terk mektubuyla karşılaşır. Rüya nereye gittiğini, ne zaman döneceğini, dönüp dönmeyeceğini, kiminle gittiğini yazmadan Galip’e bir suç ortaklığı bırakarak ve ‘Annemleri idare edersin’ diyerek kayıplara karışmıştır. Aynı zamanda Celal Salik’in de ortadan kaybolması Galip’i amansız bir arayışa ve esrarengiz bir kayboluşa sürüklemiştir. Bundan sonra Galip’in hayatı çok sevdiği karısını aramaktan, Rüya’nın onu neden terk ettiğini bulmaya çalışmaya, Celal ve Rüya’nın birlikte olup olmayacağına dair paranoyalardan, Galip’in kimliğine, kim olmak istediğine, hayatın görünenden çok görünmeyen anlamlarını keşfetmeye kadar, sanki görünmeyen bir el tarafından yönlendirilmiş gelişmeler arasında gider gelir.
(5) Kitabı karmaşık yapan en önemli özelliklerden biri kitapta olayların akışına ara verdirten, ama bir yandan da olayların akışına yön veren Celal Salik’in köşe yazılarının sırayla bölümler halinde sunulmasıdır. Okuyucu bir yandan Galip’in arayışına, hüznüne ve aşkına ortak olurken diğer yandan Celal’in yazılarıyla kimi zaman kurmaca, kimi zaman gerçek olan bir işaretler dünyasına da adım atmaktadır. Galip, Celal’in bu yazılarının kendine bir işaret verdiğini hissederek bu yazıların Rüya’yı bulmasına yardım edeceğine inanarak arayışına devam etmektedir. Celal’in köşe
yazıları Mevlana’dan Hurufiliğe, Attar’dan Poe’ya, Binbir Gece Masalları’ndan Hüsn-ü Aşk’a kadar geniş bir yelpaze ve detaylarla süslenirken aslında kitabın ana konularından bazıları olan kimlik bölünmelerini ben-öteki sorunsalını, yabancılaşmayı, eşyaların, harflerin dilini ve bu dilin nasıl bir meta haline dönüştüğünü, insanın salt kendisi olup olamayacağını ve karısı tarafından terk edilen aşık bir adamın hikayesini de okuyucunun kafasına kök saldırtarak anlatmakta...
bron: dipnotkitap.net
Vraag 23 1 punt
Hoe heet het eerste boek waarvoor Orhan Pamuk bekroond is?
Bekijk het antwoord
- Cevdet Bey ve Oğulları (1)
Vraag 24 1 punt
‘Kara Kitap’ neden üzerinde çok tartışılan bir eserdir?
Bekijk het antwoord
Antwoord: B
Vraag 25 2 punten
Zijn de onderstaande beweringen juist of onjuist volgens de tekst? Noteer ‘juist’ of ‘onjuist’ achter elk nummer op het antwoordblad.
1 ‘Beyaz Kale’ is een historische roman.
2 ‘Sessiz Ev’ won de ‘Madaralı Roman Prijs’.
3 ‘Yeni Hayat’ werd met veel moeite gepubliceerd.
4 Orhan Pamuk schrijft nooit over zijn familie.
Bekijk het antwoord
- 1 onjuist 2 juist 3 onjuist 4 onjuist indien vier antwoorden goed (2) indien drie antwoorden goed (1) indien twee of minder antwoorden goed (0) (2)
Vraag 26 1 punt
Citeer de zin waarin dit statement staat.
Bekijk het antwoord
- “Benim bütün kitaplarım, bir önceki kitabın içinden doğar.” (1)
Vraag 27 1 punt
Yazarın hangi eserinde, okuduğu kitaptan etkilenerek hayatını ona göre yönlendirmeye çalışan bir karakter vardır?
Bekijk het antwoord
Antwoord: D
Vraag 28 1 punt
‘Kara Kitap’ adlı romanda Rüya’nın kaybolması Galip’te nasıl bir etki yapmıştır?
Bekijk het antwoord
Antwoord: B
Vraag 29 1 punt
Wat voor impact maken de columns van Celal Salik op de lezer volgens de laatste alinea? Schrijf de eerste twee en de laatste twee woorden op van de zin waarin dat staat.
Bekijk het antwoord
- “Okuyucu bir … adım atmaktadır.” (1)
Tekst 6 Clarissa P. Estes’ten…
Clarissa P. Estes’ten…
(1) ‘Kurtlarla Koşan Kadınlar’ın yazarı, Amerikalı şair, travma terapisti Clarissa Pinkola Estes’ten: “Dostlarım kalbinizi karartmayın. Biz böyle zamanlar için hazırlandık. Son zamanlarda çok fazla kişiden duyuyorum; derinden ve bütünüyle şaşkına dönmüş durumdalar. Dünyamızın şu anki durumu ile ilgili endişe duyuyorlar. Bizim zamanımız, uygar ve vizyonu olanların son noktadaki bozulmaya karşı haklı öfkesini de içeren günlük hayrete düşüşlerin zamanı. Değerlendirmelerinde haklısın. Bazılarının eylemlerini desteklerken ortaya koymuş oldukları cesaret; çocuklara, yaşlılara, fakirlere, savunmasız, yardıma muhtaç insanlara karşı olan kibirli davranışı çok iğrenç ve bu durum insanın nefesini kesiyor. Yine de sana sesleniyorum, senden rica ediyorum, seni yumuşamaya davet ediyorum; lütfen bu zor zamanlarda ağlayarak ruhunu kurutma. Özellikle de umudunu kaybetme. Özellikle… Çünkü biz gerçekten böyle zamanlar için hazırlandık. Evet, yıllardır tam da böyle zamanlardaki buluşma için öğreniyoruz, pratik yapıyoruz, eğitimlere gidiyoruz.
(2) Ben, Büyük Göller Bölgesi’nde büyüdüm ve denize dayanıklı gemi gördüğümde tanırım. Uyanmış ruhlara söylüyorum; okyanuslarda daha önce hiç olmadığı kadar güçlü gemiler var. Ve insanlık tarihinde daha önce hiç görülmemiş biçimde yol göstermeye tamamen hazırlıklılar. Pruva üzerinden bir bak, şu an seninle birlikte sularda, adil ve doğru ruhlar taşıyan milyonlarca bot var.
(3) Karanlık zamanlarda, dünyanın ne kadar anlaşılmaz ve tamir edilemez olduğunu düşünüp yön değiştirmek gibi bir eğilimin olabilir. Buna odaklanma. Senin kontrolün dışında, yapılamaz olanı düşünerek kendini zayıf hissetme eğilimin de olabilir. Bu duruma da odaklanma. Bu, yelkenleri açmadan rüzgarı boşa harcamak olur. Bildiğimiz tek şey, hepimize ihtiyaç olduğudur. Bizim görevimiz bütün dünyayı tek seferde düzeltmek değil, ama onarım için dünyanın bir bölümüne ulaşabildiğimiz kadar uzanmak. Bir ruhun yapabileceği herhangi bir, küçücük ve sakin şey başka bir ruha yardımcı olabilir. Bu zavallı acı çeken dünyada birine yardım etmek gayet yeterli olacaktır. Dramatik bir değişim için gerekli olan, bu davranışı arttırarak devam ettirmektir. Biliyoruz ki yeryüzüne adalet ve barış getirmek herkesin harcı değil ama birinci, ikinci ya da yüzüncü büyük fırtınada pes etmemiş kararlı küçük bir grup bunu yapabilir. Büyük bir gemi limana demirlendiğinde kuşkusuz güvendedir ama büyük gemiler bunun için yapılmamıştır.”
bron: hthayat.com
Vraag 30 1 punt
Birinci paragrafta ele alınan asıl konu nedir?
Bekijk het antwoord
Antwoord: B
Vraag 31 1 punt
Yazarın özellikle vurguladığı ricası nedir?
Bekijk het antwoord
Antwoord: D
Vraag 32 1 punt
Parçada geçen ‘gemi, bot ve rüzgar’ kelimeleriyle hangi söz sanatları kullanılmıştır?
Bekijk het antwoord
Antwoord: C
Tekst 7 Bitkisel ilaçlar
Bitkisel İlaçlar
(1) Son yıllarda hastalıkları bitkisel karışım ve otlarla tedavi modası başladı. Diyabeti kesin iyileştirdiği, hızlı kilo verdirdiği iddia edilen bitkisel ilaç reklamları internette sayfa sayfa yayımlanıyor. Bundan etkilenen hastalar, avuç avuç bitkisel karışım kullanıyor. Hastalıkların tedavisi için bitkisel ilaç kullanımı o kadar yaygınlaştı ki bu pazarın cirosunun, Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı ilaçların cirosundan daha fazla olduğu söyleniyor. Bu bitkisel karışımlar iddia edildiği gibi gerçekten etkili mi, bilimsel ilaçların yerini alabilir mi konusunu gündeme getirdik.
(2) Bitkisel ilaçlar diyabete yararlı mı zararlı mı? Remziye Hanım, bir tanıdığından şeker hastalığını bitkisel ilaçlarla iyileştirdiği söylenen bir doktorun adını duyuyor. Doktorun muayenehanesi tıklım tıklım. Tekirdağ’dan, Samsun’dan hastalar var. Sırası geliyor içeri alınıyor, doktor kendisini dinliyor, ilaçların çok fazla olduğunu, çoğunun gereksiz olduğunu, bunları bırakmasını söylüyor ve yerine değişik bitkisel karışımlar veriyor. İlaçlarını bırakan Remziye Hanım, verilen bitkisel karışımları içmeye başlıyor, ama bir süre sonra fenalaşıyor ve bulantı, kusma şikâyetleri oluyor. Kan şekeri yükseliyor. Acilen bir doktora götürüyorlar. Doktor, karaciğer yetmezliği olduğunu, tam teşekküllü bir hastaneye gitmelerini söylüyor. Sonuçta hasta, kıl payı kurtuluyor.
(3) Zayıflama ilaçları: Ebru, 24 yaşında bir genç kız. Kilosunu fazla buluyor ve zayıflamak için uğraşıyor. Birçok yöntem deniyor ve başarılı olamıyor. İnternette reklamları olan bir zayıflama ilacını denemeye karar veriyor; 6 ayda 11 kilo veriyor. Bir gün hastalanıyor; çarpıntı, terleme, kasıklarında ağrılar oluyor. Doktora gidip ilaç alıyor, ertesi gün bir akrabasının nişanında dans ederken fenalaşıyor.
(4) Toksik madde: Bitkisel zayıflama ilaçları için internette insanları
35 , çalışan benzer yazılar var: “Çin’in şu bölgesinde, Hindistan’ın bu bölgesinde ya da dünyanın herhangi bir yerinde yüzyıllardan beri bilinen zayıflamak için kullanılan bilmem ne bitkisinin özünden yapılmıştır.” Aslında gerçek böyle değil. Bu haplara medikal etkili ilaç hammaddesi katıyorlar. Sibutramin, bir süre önce Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı eczanelerde satılan bir zayıflama ilacının etken maddesi. Bir süre piyasada 5 mg’lık ve 10 mg’lık formları vardı. Beyindeki iştah merkezi üzerinden etkili, iştah kesiyor ama bir süre sonra terleme, kabızlık gibi yan etkileri nedeniyle ülkemizde yasaklandı. Bitkisel zayıflama ilaçlarında yapılan incelemede, bu hapların ruhsattaki dozdan beş-on kat yüksek sibutramin içerdiği için insanımızın hayatını tehdit ettiği anlaşılmıştır. Çok
acı ki bu haplar halen piyasada satılıyor ve birçok genç insanın hayatına mal oluyor.
(5) Asıl tehlike nerede? Bitkisel kökenli olduğu iddia edilen haplar iki gruba ayrılıyor. Birinci grupta, diyabet ya da başka hastalıkları tedavi ettiğini iddia eden bitkisel karışımdan oluşmuş haplar var. Sadece otlar, bitkisel karışımlarla hazırlanmış ve aktif etken madde ilavesi olmayan haplar. Fiyatları çok pahalı ve tamamına yakını etkisiz. Bu tür bitkisel ilaçlar karaciğer, böbrek yetmezliği gibi organ yetmezliklerine neden olabiliyor, ama en büyük tehlike hastanın kullandığı asıl ilaçlarını bırakması, o zaman hayatı tehdit eden sonuçlar olabiliyor. İkinci grupta zayıflama ya da cinsel performansı artırdığını iddia eden bitkisel ilaçlar var. Bunların tamamına yakını aktif madde katkılı.
(6) Tıbbi ilaçlar, bitkisel haplardan neden farklı? Bugün modern tıpta kullandığımız birçok ilaç, bitkisel kökenli. Dünyanın en çok satan ilacı aspirin, söğüt ağacının kabuğundan elde ediliyor. Ama bir bitkinin ilaç haline getirilmesi, en az 10-14 yıllık araştırma gerektiren uzun bir süreç. Uluslararası kurallar gereği insan sağlığını korumak amacıyla, öncelikle bitki içindeki maddeden etken maddenin ayrıştırılması, saflaştırılması gerekli. Sonra deney hayvanları üzerinde yan etkilerinin araştırılması, daha sonra başka organlar üzerinde uzun süreli etkilerinin incelenmesi gerekli. Bundan sonra gönüllü deneklerle insanlar üzerinde, ardından gönüllülerde denenmesi, güvenilirlik ve etkinlik çalışmalarının yapılması zorunlu. Ancak bu aşamalar tamamlandıktan ve sonuçlar bağımsız bilim kurullarında ruhsatlandırıldıktan sonra bir bitki özü, güvenli ilaç haline gelebiliyor. Üzülerek belirtmek gerekir ki bu çalışmaların hiçbiri yapılmadan, ruhsat alınmadan birçok bitki karışımı ilaç adı altında satılmakta. Uzman olmayan kişilerin bu bitkisel mamullerle hastalıkları tedavi ettiği iddiaları hastaları yanıltmakta.
(7) Ne yapılmalı?
- Bitkisel olduğu iddia edilen haplar, bir türlü düzeltilemeyen yasal boşluklardan yararlanıyor. Bu haplar için bitkisel karışım ve destek ürünleri adı altında Tarım Bakanlığı’ndan satış yetkisi alınıyor. Sağlık Bakanlığı’nın çok ciddi kuralları olan ilaç ruhsat işlemlerine girmeden internette, eczanede satışa çıkıyorlar.
- Siz siz olun, üzerinde Sağlık Bakanlığı ruhsatı olmayan hiçbir bitkisel karışım hap ya da ilaç adı altında satılan maddeleri kullanmayın.
- Bitkisel karışımlar kim tarafından önerilirse önerilsin doktorunuza danışmadan kullanmayın.
- Kalp hastalığı, diyabet gibi ciddi hastalıklarınız varsa kendi medikal ilaçlarınızı hiçbir şekilde aksatmayın. Bu karışımlar ilaç yerine kullanılmaz, hayatınızı tehlikeye atmayın!
bron: haberturk.com
Vraag 33 1 punt
Birinci paragrafa göre yazının konusu nedir?
Bekijk het antwoord
Antwoord: A
Vraag 34 1 punt
Birinci ve ikinci paragraf arasındaki bağlantı nedir?
Bekijk het antwoord
Antwoord: B
Vraag 35 1 punt
Wat hoort op de open plek bij 35 te staan?
Bekijk het antwoord
Antwoord: C
Vraag 36 1 punt
Sibutramin içeren haplar neden tehlike yaratmaktadır?
Bekijk het antwoord
Antwoord: C
Vraag 37 2 punten
Zijn de onderstaande beweringen juist of onjuist volgens de tekst? Noteer ‘juist’ of ‘onjuist’ achter elk nummer op het antwoordblad.
1 De stappen van het ontwikkelen van medicijnen worden in de tekst beschreven.
2 De overheid is onvoldoende in staat om tegen het gebruik van bepaalde homeopathische middelen op te treden.
3 De schrijver denkt dat homeopathische middelen voordelen hebben.
4 Patiënten geloven makkelijk in de succesverhalen van anderen.
Bekijk het antwoord
- 1 juist 2 juist 3 onjuist 4 juist indien vier antwoorden goed (2) indien drie antwoorden goed (1) indien twee of minder antwoorden goed (0) (2)
Tekst 8 Kleopatra
Kleopatra
(1) “Sesi, istediği her titreşimi çıkarıp, istediği her dili kullanabildiği çok telli bir müzik aleti gibiydi.” Romalı ünlü tarihçi, Kleopatra’yı böyle tanımlıyordu. Roma halkının bir numaralı düşmanı ilan edilen bu kadınla ilgili sıfatlar, İlkçağ’ın en büyük imparatorluğunu kuran devletin resmi sanatçılarının ağzında günümüze kadar çarpıtılarak geldi. Kimine göre, o erkek delisi bir kadındı. Kimine göre ise, beyninde her türlü entrikanın dolaştığı kötü ruhlu bir kadın. Romalı şair Horacius, Kleopatra’nın öldüğü gün ‘zafer flamalarının çıkartılıp, evlere asılmasını’ önermişti. Kuşkusuz, ‘Kleopatra miti’nde Hollywood’un payını da inkâr etmemek gerekir. Gerek Cecil B. De Mille’in 1934 yapımı ‘Kleopatra’ gerekse Joseph Mankiewicz’in dev prodüksiyonu, 4 Oscar ödüllü, 1963 yapımı ‘Kleopatra’ filmi (Liz Taylor, Richard Burton ve Rex Harrison) bu miti daha da güçlendirdi. Her iki ünlü filmde de Mısır kraliçesi, erkekleri tuzağına düşüren, entrikalar çeviren ve rakiplerini zehirle ortadan kaldırmayı hedefleyen, tutkulu ve hırslı bir kadın olarak seyirciye sunulmuştu.
(2) Son yıllarda, Kleopatra üzerine ardı ardına yayımlanan araştırma, anı ve roman türü kitaplarda biraz daha objektiflik egemense de, ‘Kleopatra miti’ ile ilgili yanlışların bazıları, bu eserlerde de varlığını sürdürüyor. Son
10 yıldır arkeolog Franck Goddio ve İtalyan sanat tarihi profesörü Paolo Moreno, Mısır’ın son firavununu yakın takibe aldılar ve onun hayatı, alışkanlıkları, giyim tarzı ve eğitimi konusunda çok önemli, ama resmi tarihe ters düşen bilgilere ulaştılar.
(3) Gerçek Kleopatra nasıl bir insandı? Her şeyden önce kısa boyluydu. Vücudunun çok güzel olduğu söylenemezdi, ancak hatları düzgündü. Gözleri ve teni açık renkteydi. Bütün bu özellikler aslında çok doğaldı. Çünkü Kleopatra, bir Mısır kraliçesi olmasına karşın Yunan soyundan geliyordu. Kleopatra’nın fiziksel özelliklerinin en somut kanıtı ise, Sezar’ı daha 23 yaşındayken Roma’da ziyaret ettiği dönemde heykeltıraş Stefanos’a verdiği çalışma... “Eskilino’lu Venüs” olarak bilinen bu heykelin, Kleopatra’nın aslına en sadık heykeli olduğu, yaklaşık tüm bilim adamları tarafından kabul görüyor.
(4) Kleopatra’nın yüz yapısına ilişkin en iyi belge ise, Berlin Müzesi’nde korunan ve üstünde Kleopatra’nın resmi bulunan madeni para... Üçgen bir yüz hattına, iri ve uzun bir burna, dar bir alna sahip... En tipik özelliği ise alt dudağı... Kalın ve etli alt dudağı, Ptolemaios Hanedanı’ndan geldiğinin en somut kanıtı...
(5) Karakterine gelince... Kraliçenin saray entrikaları konusunda uzman olduğunu herkes kabul ediyor. Ancak unutmayalım ki, 18 yaşındayken kokuşmuş bir krallığın iplerini elinde tutuyordu. Üstelik, bütün bölgenin tek hakimi olan Romalılar’ı da göz ardı etmemek gerekiyor. Kendisini ünlü Mısır firavunlarının varisi olarak görmesine rağmen, Kleopatra böylesine karmaşık dengelere sahip bir ortamda, Yunan geleneğinden gelen, gerçekçi ve ayakları yere basan bir politika izlemek zorunda kalmıştı. Entrikalar çevirmek, siyasal rakiplerini zehirlemek, komplolar kurmak ve ihanet, aslında Mısır kraliçesinin politik öncelikleri değildi.
(6) Bunların hepsi, İlkçağ’ın ve özellikle, Roma Sarayı’nın vazgeçilmez siyasal numaralarıydı. Ancak, Kleopatra’nın bunları yapmasının yanı sıra, çok büyük sulama kanalları inşa ettirdiğini, özellikle köylülerin yaşam düzeyini yükseltmek için önemli iyileştirmeler yaptığını, ne yazık ki çok az tarihçi yazıyor.
(7) Kleopatra, Petra kralı Abdül ve Romalı bir ressamla yaşadığı küçük birkaç kaçamak dışında, sevdiği insanlara (Sezar ve Antonius) hep sadık kaldı. O, zayıflamış Mısır Krallığı’nın, özellikle doğudan gelen Pers tehlikesi karşısında, Roma ittifakı olmadan, kendi başına varlığını koruyamayacağını görmüştü. Roma ile her zaman bir ittifak aradı. Ama bunun ‘boyun eğme’ anlamına gelmemesi için çabaladı. Amacı, Roma ile birlikte eski Mısır’ın, Firavunlar Mısırı’nın gücünü yeniden yaratmaktı. Büyük İskender’in hayali olan bu büyük imparatorluğun başına da, Sezar’dan olma oğlu Sezarion’u uygun görüyordu.
(8) ‘Kleopatra gerçeği’ tablosunu, eğitimiyle tamamlayalım: Mısır kraliçesi, tarihçi Plutarkhos’un belirttiği gibi “güzel olmaktan çok, zeki ve kültürlüydü”. 54 yaşının tüm olgunluğunu ve şöhretinin zirvesini yaşayan Sezar’ı sadece güzelliğiyle baştan çıkardığını ileri sürmek, tarihi biraz zorlamak olur. Kleopatra, tam 12 dili mükemmel derecede konuşuyordu. Mısır’a 300 yıl boyunca hükmeden Ptolemaios Hanedanı’nın hükümdarları arasında Mısır diliyle konuşan tek kişi Kleopatra’ydı. Ötekiler, sarayda Yunanca konuşmayı tercih ederlerdi. Kleopatra efsanesine ilişkin mutlaka düzeltilmesi gereken son bir nokta da, engerek yılanıyla intihar etmesi... Rakotisli eski köle Eudomon’un ona gönderdiği incir sepetinin içinde bir yılan vardı, ama ölüm engerek yılanından değil, gerçek bir kral kobradan geldi.
bron: Focus Dergisi
Lees bij de volgende teksten steeds eerst de vraag voordat je de tekst zelf raadpleegt.
Vraag 38 2 punten
Welke twee ‘heersende culturen’ hebben volgens de schrijver het beeld over Cleopatra het meest bepaald?
Bekijk het antwoord
- de Romeinse cultuur (1)
- de Hollywoodcultuur (1)
Vraag 39 1 punt
Parçaya göre Franck Goddio ve Paolo Moreno’nun araştırmalarının en büyük etkisi ne olmuştur?
Bekijk het antwoord
Antwoord: C
Vraag 40 1 punt
Parçaya göre Kleopatra’nın genel fiziksel özelliklerine dair en güvenilir kanıt aşağıdakilerden hangisidir?
Bekijk het antwoord
Antwoord: A
Vraag 41 1 punt
Parçada Kleopatra’nın en az vurgulanan özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Bekijk het antwoord
Antwoord: C
Vraag 42 1 punt
Yazarın, Kleopatra makalesini yazmasının altında yatan asıl neden aşağıdakilerden hangisidir? Kleopatra’nın
Bekijk het antwoord
Antwoord: D
Tekst 9 Atlı Okçuluk
Atlı Okçuluk
Atlı okçuluğun lider isimlerinden biri olan Sami Genel, atlarla tanışma hikayesini ve atlı okçuluğun başlama tarihçesini bizlere anlattı.
Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?
1951 Yılında Kayseri-Pınarbaşı’nın Hilmiye Köyü’nde doğdum. Evli ve altı çocuk babasıyım.
Atlara ve cirit sporuna ilginiz nasıl başladı? Rahmetli babam çiftçi olması nedeniyle işlerimizin büyük bir bölümünü atlarla yapardık. Bu sayede çocukluğum çok sevdiğim atlarla geçti. Yıllar sonra tarım teknikeri olarak Erzincan’da çalışırken, cirit oynayan arkadaşları görüp heveslendim. 1992 yıllında ben de bir at alarak meydana çıktım. 15 sene Erzincan Atlı İhtisas Spor Kulübü’nde yönetici ve sporcu olarak cirit oynadım. 2005 yılında Sivas Atlı Cirit Spor Kulübü’nü kurarak Atlı Cirit’i, Sivas’ta başlattım.
Atlı okçuluk fikri nasıl ortaya çıktı? Türkler, üç kıtayı at üzerinde fethetti. O yıllarda bütün askerler süvariydi. Süvarilerin, bu fetihleri gerçekleştirirken en önemli kabiliyeti de atlı okçuluktu. Türkler o zamanlar dünyaya nam salmıştı. Biz de atlı okçuluk yapmak istiyorduk ama maalesef uzun zamandır terk etmiştik ve bilgiye de ulaşamıyorduk. 2006 yılında internetten İstanbul’da Kemankeş Gurubu ile tanıştım. Türk okçuluğunu araştıran, yapan ve canlandırmaya başlayan bu elit guruptan okçuluğu ve ok atmayı öğrendim. 2007 yılında Kağıthane Cirit Festivali’nde gerçekleşen cirit gösterisinin devre arasında, Sivas Atlı Cirit Kulübü sporcularımdan iki kişi ile birlikte, at üzerinde üçer ok atarak
200 sene ara verilen Türk atlı okçuluğunu resmen başlatmış olduk.
Atlı okçuluğun Türkiye’deki faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?
2009 yılında Türkiye’nin ilk ve tek atlı okçuluk spor kulübü olan Kayseri Atlı Okçuluk Spor Kulübü’nü kurdum. 2014 yılında hazırladığım ve federasyonumuzun da onayladığı, Atlı Okçuluk Müsabaka Yönetmenliğimiz resmi gazetede yayınlandı. Geleneksel Spor Dalları Federasyonu’nda branş açıldı. Aynı yıl ilk hakem kursumuzu açtık ve ilk Türkiye şampiyonamızı 2014 yılında gerçekleştirdik. Faaliyetlerimiz 2014 yılından beri artarak devam etmektedir.
At binmeyi bilen bir kişi ne kadar sürede atlı okçuluğu öğrenir? Normal bir insan düzenli bir eğitimle 30- 40 günde ok atmayı öğrenebilir. At biniciliği de kişiye göre değişmekle beraber öyledir. Demek ki cirit sporcusu 40-50 günde at üzerinde ok atabilir. Ama atlı okçuluk sadece at üzerinde ok atmaktan ibaret değildir. Bu disiplinle düzenli ve yeteri kadar çalışırsa 2 yılda iyi bir atlı okçu olabilir.
Atlı okçuluğun geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce ne zaman bir atlı okçuluk gösterisini ulusal bir kanalda canlı yayında seyrederiz? Atlı okçuluğun layık olduğu yere gelmesi, bu ata sporumuza gönül veren idareci, yönetici, sporcu, seyirci ve devleti idare edenlerin gayret ve katkılarıyla alakalıdır. 2007 yılında üç kişinin başlattığı bu spor, hızla yaygınlaşarak bugün yüzlerle ifade edilir duruma gelmiştir.
Cirit sporu ile uğraşan spor kulüpleri, atlarını atlı okçulukta kullanabilirler mi? Atlı okçuluk da cirit gibi bir savaş sporudur. Cirit atı da savaş atıdır. İyi bir cirit atı, çok az bir eğitimle atlı okçuluğu da yapar.
bron: atdunyasi.com
Vraag 43 2 punten
Noem deze drie stappen.
Bekijk het antwoord
- 1 paard rijden 2 boogschieten 3 boogschieten te paard indien drie antwoorden goed (2) indien twee antwoorden goed (1) indien één of minder antwoorden goed (0) (2)
Tekst 10 Estetik Diş Hekimliği
Estetik Diş Hekimliği Endodontiyi anlayabilmek için, öncelikle kısaca diş anatomisinden bahsedelim. Dişin, dişetinin üstünde kalan ve ağız içinde gözüken kısmına ‘kuron’, ağızda görünmeyen ve kemik içinde kalan kısmına ise ‘kök’ adı verilir. Dişler, birkaç tabakadan oluşmaktadır. En dış katman, dişeti sınırının üzerinde görülen ‘mine tabakası’dır. Mine tabakasının altında ‘dentin’ adı verilen bir yapı mevcuttur. Dişin dış dokuları olan mine ve dentinin altında yumuşak bir bağ dokusu olan ve dişin canlı kısmını oluşturan ‘pulpa’ dokusu bulunmaktadır; bu, halk arasında ‘dişin siniri’ olarak bilinir. Bir dişin büyüme ve gelişmesi sırasında pulpanın görevi onu beslemektir. Bir diş tamamen geliştiğinde ise pulpa dokusu, ağrıyı ileterek dişin zarar gördüğünü ya da iltihaplandığını haber vermektedir.
Dişin içinde, mine ve dentin tabakalarının altında yer alan, yumuşak damar-sinir uzantısının (pulpa) iltihaplanmalarını tedavi etmek amacıyla yapılan işlemlere ‘kanal tedavisi’ denir. Diş kanalları, dişin kuron kısmından başlayıp kök ucuna kadar devam eden çok küçük ve ince tünelciklerdir. Bu tedavi aslında pulpanın yerinden alınması işlemidir. Geçmiş yıllarda, pulpası iltihaplanmış dişlerde tek tedavi şekli ‘diş çekimi’ydi; fakat günümüzde, kanal tedavisi sayesinde dişleri ağızda tutarak uzun süre hizmet etmesini sağlayabilmekteyiz.
Pulpa zarar görüp iltihaplandığında, kendini iyileştirebilme özelliği olmadığı için ölür. Pulpa ölümü, en çok, darbe almış, kırılmış bir dişte veya derin bir çürüğe bağlı olarak gelişir. Her iki durumda da bakteriler pulpaya ulaşır ve bir iltihaplanmaya neden olur. Böyle bir durumda çiğneme, baskı veya sıcak
- soğuk gibi uyaranlar, aşırı hassasiyet ve ağrıya sebep olabilir. Bunun yanı sıra pulpa iltihabı, ağrı kesiciler ile giderilemeyen ve kendiliğinden başlayan bir ağrıya da sebep olabilir. Diş hekiminin bilgisi olmadan alacağınız ilaçlar -özellikle antibiyotikler- ağrınızı sadece geçici bir süre için erteleyebilirler. Uzun süre kullanılan antibiyotikler iltihabı daha dirençli hale getirmekte ve dişin tedavisini zorlaştırmaktadır. Eğer pulpa iltihabı tedavi edilmezse, kök uçlarında ve çene kemiğinde iltihabın birikmesi sonucunca ‘apse’ adını verdiğimiz ‘cerahat dolu keseler’ oluşur. Kök ucunda oluşan bu apseler genişleyerek, kök etrafındaki kemik dokusunda yıkım yapabilir. İltihaplı pulpa çıkarılmadığında, ağrı ve şişlik görülür. Eğer uzun süre tedavi uygulanmazsa diş çekimine gidilebilir.
bron: Platform Dergisi
►►► ν
Vraag 44 1 punt
Schrijf de zin op waarin dit staat.
Bekijk het antwoord
- “Bu tedavi aslında pulpanın yerinden alınması işlemidir.” (1)
Bron: College voor Toetsen en Examens, centraal examen vwo Turks 2018, tijdvak 1. Afbeeldingen en de exacte opmaak staan in het originele examen: https://www.examenblad.nl/2018/vwo/documenten/cse-1/vw-1008-a-18-1-o
Andere examens Turks vwo
- 2026, tijdvak 1
- 2025, tijdvak 1
- 2024, tijdvak 1
- 2023, tijdvak 1
- 2022, tijdvak 1
- 2021, tijdvak 1
- 2019, tijdvak 1
Veelgestelde vragen
Hoeveel vragen heeft het eindexamen Turks vwo 2018, tijdvak 1?
Het centraal examen Turks vwo 2018, tijdvak 1 loopt tot vraag 44. Van 39 vragen staat het onderwerp in de vragenbank. Alle vragen vallen onder lezen.
Wat zijn de antwoorden van het examen Turks vwo 2018, tijdvak 1?
Op deze pagina staat bij elke vraag het antwoord uit het officiële correctievoorschrift van het College voor Toetsen en Examens, met de punten per onderdeel. Bij meerkeuzevragen staat de juiste letter erbij.
Waar vind ik het correctievoorschrift van Turks vwo 2018, tijdvak 1?
Het correctievoorschrift staat op examenblad.nl, de site van het College voor Toetsen en Examens (https://www.examenblad.nl/2018/vwo/documenten/cse-1/vw-1008-a-18-1-c).
Hoe oefen ik met het examen Turks vwo 2018, tijdvak 1 en krijg ik feedback?
Vraag je docent om het examen als oefentoets klaar te zetten in ToetsChecker. Je maakt het op papier of online, en het AI-model kijkt het na volgens het correctievoorschrift, met feedback per vraag. Je docent geeft het resultaat daarna vrij.